Yasaklı Köpek Irkları Konusunda Bir Kaç Kelam

Yasaklı Köpek Irkları Konusunda Bir Kaç Kelam

Paylaş / Yazdır :


Merhaba değerli okuyucu,

Bir süredir bu konuda bir şeyler yazmayı düşünüyordum, kısmet bu güneymiş. Alışık olduğunuza inandığım uzun yazılardan biri olmayacak, kısa ve öz konuşmaya çalışacağım.

Daha önce başka bir yazımızda hangi ırkların yasaklı olduğunu, güncel para cezalarını, alınan köpeklere ne olduğunu, vs. konuşmuştuk. O yazımın sonunda “Bilemem.” dediğim konular vardı. Bu gün biraz o “Bilemem.” ‘lerden bahsetmek istiyorum, kısaca.

Yasaklı ırklar konusunda pek çok kafa karışıklığı olduğunun farkındayım. En büyük kafa karışıklığı hangi ırkların yasaklı olduğuyla ilgili sanırım. CİMER’e ve onun dayandırdığı kanunlara göre 4 tane yasaklı ırk var. Yazımızda belirttik. Ama uygulamada 10 kadar ırk var. Sanırım bu biraz yönetmelikle biraz da keyfiyetle ilgili bir sıkıntı. Üzerinde önceki yazımda çokça durduğumuzdan bunu geçiyorum, ilgili yazıyı inceleyebilirsiniz dilerseniz.

Bu yazının asıl hedefi yasaklı olmalı mı, kısmında kafa karışıklığı yaşayanlar.

Hayır yasaklı olmamalı.

Peki neden?

Çünkü, yasaklı ırk olmaz. Her ırk güzeldir. Yasaklanması gereken onlar değil, bizleriz.

Nasıl yani??? Uçtun mu???

Hayır, şöyle… Siz arabanızla birine çarptığınızda cezayı arabanız mı alıyor? Silah patlayıp birine zarar verdiğinde cezayı silah mı alıyor? Bu marka çok güçlü, hemen öldürüyor deyip o markayı yasaklıyor muyuz? Hadi silah zaten bir zarar verme aracı dileyim, mantığı oturtamamış olabilirsiniz. Peki ya bir dana birini ezerek öldürdüğünde o dananın ırkı yasaklanıp kendisi de tecride ya da kasaba gidiyor mu? Zararından kim sorumlu oluyor? Sahibi…

Örnekler artırılabilir, daha iyileri gösterilebilir. Ancak buradaki temel mantık zararı verenin değil neden olanın, yani yapanın değil seçme şansına ve akla sahip olanın cezalandırılmasıdır.

Neden köpekler istisna olsun?

Yani neden bir köpek birine saldırdığında ceza köpeğe kesilsin ki? Ceza sahibine kesilmeli. Yasaklanacaksa o yasaklanmalı, hapsedilecekse o edilmeli. Çünkü akıl sahibi olan o, köpeğini saldırgan yetiştiren o, ağızlık takmayan o, yular (ip) ve/veya tasma takmayan o, aşısını bakımını ihmal eden o, yani, seçme yetisine sahip olan ve bu hataları bile bile seçme yoluna giden o. Demek ki sorumluluk onda, demek ki cezayı alması gereken tek ve mutlak kişi de o.

Peki prosedür nasıl olmalı?

Bence, bir köpek tatsız bir olaya karıştığında yasal süreç şöyle ilerlemeli, zarar görenin tüm masrafları ve gerekliyse tazminat hakları eğer mağdur talep ediyorsa sahipçe tazmin edilmeli. Sahibe gerekli para cezası verilmeli. Sahip ihtar verilerek sarı listeye alınmalı ve suçun tekrarı halinde daha ağır cezalar almalı ve kırmızı listeye de eklenip solucan dahi beslemesine engel olunmalı, bunu da ihlal ederse hapis cezası almalı. Tabi ki bu bir yasal süreç anlamına geliyor ve ülkemizdeki mahkemelerin durumu ortada. O zaman bu işi mahkemelere sürmenin anlamı yok, ara bulucular, bilir kişiler ve konuyla ilgili kurulacak resmi makamlar bu işleri halledebilir.

Gördüğünüz gibi köpeğe bir yaptırım yok. Peki köpek bu süreçten hiç mi etkilenmeyecek? Tabi ki etkilenecek. Köpek uzman kişilerce değerlendirmeye alınmalı, zararsızsa sahibine iade edilmeli, riskli ise ve rehabilite edilip topluma kazandırılması mümkünse edilmeli, değilse yaşam kalitesinin son derece yüksek olacağı profesyonel bakım evlerinde ömrü elverdiğince yaşatılmalı, hapsedilmemeli.

Peki bu süreçlerin masraflarını kamuya mı yükleyeceğiz?

Tabi ki hayır. Tüm masraflar sahipçe tazmin edilmeli.

Ancak, bu süreçlerin sağlıklı ilerleyebilmesi için özellikle köpek sahiplerinin kayıt altına alınması şart. Köpek sahibi olmanın, ya da en azından bazı ırklara sahip olmanın silahta olduğu gibi ruhsata tabi olması şart. Bu kişilerin psikolojik değerlendirilmelerinin yapılıp sahip kılınması şart. Her köpeğin kayıtlı ve takipli olması şart. Devlet için çok yorucu ve maliyetli olduğu düşünülüyorsa bunu bizim gibi STK’lara ya da özel kuruluş STK ortaklıklarına devredebilir. Biz bu işleri seve seve yaparız. Devlet dilediği zaman denetlesin, gerekli kanunları çıkarsın yeterli.

Uygulanabilirliği mümkün, en basit ve etkili yolun bu olduğuna inanıyorum.

Köpeklere sahiplerince, resmi makamlarca ve sözde hayvan severlerce uygulanmakta olan zulmün son bulması, var mı var demiş olmak için ithal edilip üzerinde hiç düşünülmemiş eksik ve hatta hatalı olan mevcut ucube kanunun değiştirilmesi dileklerimle.

Ersin

Paylaş / Yazdır :



Warning: implode(): Invalid arguments passed in /home/petyurdu/domains/petyurdu.org/public_html/wp-content/themes/petclub/fw/core/core.socials.php on line 119

Yorum yazın



E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacatır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Telefon: +90 532 547 5472 Whatsapp
Faks: -
Muğla
İstanbul
Araç çubuğuna atla